Narin Terlik: Nesilden Nesile Devam Eden Bir Hikaye

    3 kuşaktır faaliyet gösteren Narin Terlik’in   şimdiki temsilcisi Simla Ünal’la yaptığımız   röportaj ile öğrendiğimiz Narin Terlik’in hikayesi   oldukça ilginç. Simla Hanım’ın büyükbabasının   da babasıyla başlayan bu hikaye, ailenin   Selanik göçmeni olmasıyla doğuyor.   Selanik’ten  göç ettiklerinde kendi işleri olan el   yapımı terlik sanatını da göçle birlikte İstanbul   topraklarına getiriyorlar ve kendi atölyelerinde   özel üretime başlıyorlar. Mağazacılığa geçiş ise   Simla Hanım’ın büyükbabasıyla birlikte 1951   yılında oluyor. Böylece Narin Terlik ismi ortaya   çıkıyor ve o günden bu zamana kadar   sanayileşmeye inat, kalitesinden ödün vermeyen özel tasarım ve üretime devam ediyor. 

  Narin Terlik size zerafet, lüks, şıklık ve konforu sunmayı amaçlayan bir marka. 66 senedir faaliyet gösteren markanın müşterileri de 3 kuşak şeklinde. Çünkü Türk ailelerinde terlik giyme alışkanlığı vardır. Bu bir gelenek, alışkanlık hatta kültürdür. Narin Terlik de Türkiye’de az rastlanan işler ürettiği için ve kalitesinizi hiçbir zaman bozmadığı için bu kadar seneler boyunca ayakta kalabilmiştir. Narin Terlik sınırlı sayıda üretim yapan ve yüzde yüz el yapımı üretim yapan bir firma. Günümüz dünyasında fabrikasyon işlere gösterilen rağbetten dolayı el işinin ölmesine karşı duruyorlar. El işinin ve ayak konforunun önemini kavrayan kişilerin de gelip Narin Terlik’i tercih ettiğini söylüyor Simla Hanım. El işine çok önem ve değer verilmesi gerektiğini de vurguluyor. Seri üretimin ömrünün çok kısa, tüketime yönelik, bir yaşanmışlığı olmadığını belirtiyor ve el işinin verdiği konfor gibi asla olamaz diyor. 

   Narin Terlik aynı zamanda 5 kıtaya parekende satış yapan bir ayakkabı firması. En çok Orta Doğu’ya satış yapıyorlar. Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün ve Lübnan’dan oldukça ilgi görüyorlar. Ürdün Kraliçesi Dina’ya ve Ürdün Kraliyet ailesine terlik verdiklerini de söylemeden geçmeyelim. 

      Tasarımlar 2. kuşağa, Simla Hanım’ın babasına ait. Kendisi çocukluğundan beri işini hevesle, severek yaptığından muhteşem tasarımlar çıkarıyor ortaya. Yaratıcılığın, insanın dinamizmi için çok önemli olduğunu ve hayata bakış açısını değiştirdiğini vurguluyor. Farklı şeyler ortaya çıkarmanın insana her zaman pozitif bir enerji verdiğini söyleyen Simla Hanım, her an tasarımlarda katkısının olabileceğini söylüyor. Amacı biraz daha genç nesile hitap eden ürünler de çıkartmak. Ayrıca bunu söylerken belirli bir kitleye çalıştıklarını ve onların çocuklarının, torunlarının da Narin Terlik’i tercih ettiklerini de ekliyor. Fakat yine de tarz sahibi, kaliteden anlayan, ayağının kıymetini bilen, konforuna önem gösteren genç nesile hitap etmek hayalinde. Önemli olanın bu işin devamını getirmek olduğunu, bu yüzden babasıyla çalışmaya karar verip 2 kuşaktır devam eden aile mesleğini nesilden nesile aktarmaya devam edeceklerini söylüyor. 

Subscribe